top of page
Soyut Arkaplan

Kyoto ve Osaka Gezi Rehberi: 2026 Sakura Döneminde Japonya’da Gezilecek Yerler

Güncelleme tarihi: 22 saat önce

Kyoto ve Osaka Gezi Rehberi: Tarihler Mart ayının sonunu gösterdiğinde Uzak Doğu’da Sakura ağaçları yapraklarını açmaya başlıyor. Biz de bu doğa harikası olayı gözlemlemek için Nisan başı gibi Japonya seyahati planlamıştık. Seyahatimizi süremiz kısıtlı olduğu için de sadece Kyoto ve Osaka ile sınırladık. Sakura dönemi olması ve birbirine yakın ama farklı şehirler olması açısından hem doğal hem de kültürel olarak çok güzel bir gezi oldu bizim için. Sokak yemeğinden restoranda yediklerimize kadar her şey çok lezzetliydi. Tabii siz Asya mutfağını ne kadar seviyorsunuz bilmiyorum ama biz yine tıka basa yediğimiz bir 5 gün geçirmiş olduk.

Kyoto ve Osaka Gezi Rehberi: 2026 Sakura Döneminde Japonya’da Gezilecek Yerler

Türk Hava Yolları’nın 10 saat 25 dakika süren direkt uçuşu ile İstanbul’dan Osaka’ya ulaştık. Havalimanında kalış amacımızı, adresi ve seyahat süremizi içeren Japonya’ya Giriş Formunu doldurduktan sonra ülkeye giriş yaptık. Japonya maceramızın ilk durağı olan ‘bin yıllık başkent’ Kyoto’ya geçmek için tren istasyonuna ulaştık. Osaka Havalimanı’ndan Kyoto’ya 75 dakika süren trenlerle ulaşabiliyorsunuz. Tabii bunun için bir normal bir de express bilet almanız gerekiyor. Biz bunu bilmediğimiz için express bilet almamıştık ama trende bilet kontrolü yapan kondüktörden satın alma imkanınız da oluyor. Öyle Avrupa’da olduğu gibi ceza yazmıyorlar.

Kyoto ve Osaka Gezi Rehberi: 2026 Sakura Döneminde Japonya’da Gezilecek Yerler

Güzel bir uykunun ardından sabah erken saatlerde şehri keşfetmek için kendimizi dışarı attık. Kyoto tarihi ve doğal yapısını koruyan şehirlerden biri olduğundan Japonya’da sakuraları görmek için gidebileceğiniz en güzel yer olabilir. Mart sonuna doğru gelindiğinde şehrin her yanı pembe ve beyaz çiçeklerle kaplanır ve çok romantik bir atmosfer oluşur. Biz de bu atmosferden nasibimiz aldık. Sakura görmek için özel parklara bahçeler gideceğimizi düşünürken çiçeklerle kaplı sokakları görünce adeta büyülenmiş gibi olduk. Girdiğimiz birçok sokakta ayrı bir güzellik gördük. Tabii sadece bununla yetinmeyip yerel halk gibi Hanami yapmak için uygun yerleri de araştırdık. Hanami, sakura döneminde yapılan bir gelenek. İnsanlar bu dönemde sakura ağaçlarının altında oturup sevdikleriyle piknik yaparlar ve çiçekleri izleyip baharın gelişini kutlarlar. Biz de sokaktaki gezintimizin ardından şehrin tarihi ve doğal güzelliklerini keşfetmeye başladık. Biz genelde şehirleri yürüyerek keşfetmeyi seven bir çift olduğumuz için rotamızı da buna göre planladık. Kaldığımız otelin konumunu baz alarak ilk durağımız olan Nishiki Market’e ulaştık.

Kyoto ve Osaka Gezi Rehberi: 2026 Sakura Döneminde Japonya’da Gezilecek Yerler

Kyoto ve Osaka Gezi Rehberi: Nishiki Market, Kyoto

Nishiki Market, Kyoto şehir merkezinde Nishikikoji Caddesi üzerinde bulunan yaklaşık 400 metre uzunluğundaki kapalı pazar alanı. Yaklaşık 1300 dükkana ev sahipliği yapan bu alan Kyoto’nun en ünlü ve tarihi pazarı olarak biliniyor. Halk arasında “Kyoto’nun Mutfağı” olarak da adlandırılan bu pazarda yüzyıllardır geleneksel Japon yemeklerine ait malzemeler satılır. Yerel halk malzeme almaya turistler ise Japon mutfağına ait ürünleri denemek için geliyor. Gezmesi oldukça keyifli olan bu pazarda çok fazla yerel lezzet de bulmanız mümkün. Biz sabahın biraz erken saatlerinde geldik. Etrafta dolaşmak için kalabalık olmaması çok iyi oldu fakat satılan yiyecekler çok o saatte bize hitap etmediği ve bazı yerler de kapalı olduğu için pek bir tadım turu olmadı. Siz öğlen veya akşam saatlerinde gelirseniz birçok lezzeti deneme imkanı bulabilirsiniz. Bu pazar ilk olarak 8. yüzyılda balık satılan küçük bir yer olarak başlıyor ve daha sonra 17. yüzyılda resmen balık pazarı olarak tanınıyor. Tabii zamanlar sebze, turşu, tatlı ve yemeklerin de satışının yapılmaya başlamasıyla şimdiki halini almış oluyor. Bugün hala Kyoto yemek kültürünün merkezinde yer alan bir mekan. Gezerken birçok dükkanda tadım için küçük porsiyonlarda ürünler sunulduğunu gözlemleyebilirsiniz. Dükkanların büyük çoğunluğu 09:00-18:00 saatleri arasında hizmet veriyor. Tabii bu hepsini kapsayan bir kural değil. Bazı dükkanlar da Çarşamba ve Pazar günleri kapalı olabiliyor. Gün içinde oldukça kalabalık olduğu için ideal ziyaret saatleri 10:00-11:00 arası olabilir. Bu arada bu markette bir şeyler yemek isterseniz dikkat etmeniz gereken yazısız bir kural var: Yürürken yemek yememek. Burada yürürken yemek yemek çok hoş karşılanmadığından genelde dükkanların önünde yemeniz bekleniyor. Tabii çok turistik bir yer olduğu için bazen bu kuralı bilmeyen ya da umursamayan insanları görmek de mümkün. Nishiki Market turumuzdan sonraki durağımız ise Kyoto İmparatorluk Sarayı oldu.


Kyoto İmparatorluk Sarayı

Burası başkentin Tokyo’ya taşınmadan önce Japon imparatorlarının yaklaşık 1000 yıl boyunca yaşadığı resmi saraydır. Konum olarak hemen şehrin merkezinde Kyoto Gyoen Parkı içinde yer alır. Bu park da yine sakura ağaçlarıyla dolu olduğu için halkın bahar aylarında sık sık gelip bahçesinde piknik yaptığı sosyal bir alan. Kyoto’nun 794 yılında başkent olmasıyla saray buraya inşa edildi. Üç bölümden oluşan saraya girişler ücretsiz fakat ayın belli günlerinde saray kapalı oluyor. Ve bilin bakalım kimin ziyaret ettiği gün saray kapalıydı? Tabii ki biz :) Yine bir yerlerin kapalı olduğu bir döneme tatilimizi planlayıp boş geçmedik. Ziyaret edecekler için saraydaki üç bölüm ise şu şekilde; taç giyme ve resmi törenlerin yapıldığı ana salon olan Shishinden, imparatorun günlük yaşam alanı olan Seiryoden ve göletli geleneksel Japon bahçesi olan Oikeniwa Bahçesi. Bir imparatorluk sarayı olsa bile gösterişsiz, sade ama zarif bir yapıya sahip. Sarayın içine giremedik ama parkın içinde turlayıp sakura ağaçları altına uzanarak doğanın keyfini çıkardık.


Saray sonrası bir sonraki tarihi noktamıza doğru yürürken biraz karnımızın acıktığını fark ettik. Ne yiyelim diye düşünürken karşımıza ufak bir ramen dükkanı çıktı. Biz de bir deneyelim diyerek içeri girdik. Yaklaşık 4-5 masadan oluşan küçük yerel bir mekandı. 1 tavuklu 1 de sebzeli udon söyledik. İnanılmaz lezzetliydi. Hava da biraz kapalı ve serin olunca o kadar güzel gitti ki anlatamam. Porsiyon da oldukça büyüktü ve her zamanki gibi ben bitiremeyip kalanı Burak’a verdim. Biliyorsunuz ki eşlerin bir görevi de kalan yemekleri bitirmek :) Fiyatlar çok ucuz değil ama Türkiye şartlarıyla kıyaslayınca tabii ki uyguna geliyor.

Kyoto ve Osaka Gezi Rehberi: 2026 Sakura Döneminde Japonya’da Gezilecek Yerler

Büyük bir tarihi mirasa sahip Kyoto şehri İki binden fazla tapınağa ev sahipliği yapıyor. Biz de ikinci durağımız olarak UNESCO Dünya Mirası listesinde bulunan ikonik Zen Budist tapınağı Kinkaku-ji’ye gittik. Kinkaku-ji, Kyoto’nun en ünlü ve en çok ziyaret edilen tapınaklarından biridir. Japonca adı “Altın Pavyon Tapınağı” anlamına gelir çünkü tapınağın üst katları gerçek altın varakla kaplıdır. Burası ilk olarak 1397 yılında şogun Ashikaga Yoshimitsu tarafından kendisi için bir villa olarak yaptırılmış. Ölümünden sonra ise Zen Budist tapınağına dönüştürülmüş. 3 katlı olan bu yapını ilk katı saray mimarisi, ikinci katı samuray mimarisi ve üçüncü katı da Zen Budist tapınak mimarisine göre dizayn edilmiş. Yapının çatısında ise bir anka kuşu heykeli bulunuyor. Her gün 09:00 - 17:00 saatleri arasında açık olan tapınağa biletleri tapınak gişesinden günlük olarak alabilirsiniz. Kredi kartı ise geçerli değil. Gölet üzerine kurulmuş ve geniş bahçesiyle çok keyifli bir tapınak ve her yerinden çok güzel fotoğraf kareleri yakalayabilirsiniz. Kyoko-chi, yani Ayna Gölü anlamına gelen göletten tapınağın yansıması oluşuyor.

Kyoto ve Osaka Gezi Rehberi: 2026 Sakura Döneminde Japonya’da Gezilecek Yerler

Altın tapınak sonrası rotamızı ine UNECO listesinde bulunan Budist tapınaklarından biri olan Ninna-ji’ye çevirdik. Burası 888 yılında İmparator Uda tarafından yapılmış ve imparator tahttan ayrıldıktan sonra bu tapınakta başrahip olarak görev yapmış. Daha sonra da bu tapınağın başrahipleri hep imparatorluk ailesinden seçilmiş. Bu nedenle bu yapı Japonya’da imparator tapınağı olarak biliniyor. Bu tapınağı bu kadar özek yapan bir diğer şey de bahçesinde yetişen ve Kyoto’ya özgü Omura Sakura ağacıdır. Bu ağacının en belirgin özelliği geç açması ve diğer ağaçlara göre daha çok çiçek vermesidir. Bu özelliği sayesinde yerli ve yabancı birçok turistin fotoğraf çekmek için tercih etmesine neden oluyor. Biz gittiğimiz dönemde de burada sakura festivali düzenleniyordu ve ağaçlar yeni yeni açmaya başlamıştı. Sakura dönemine biraz geç kalmış olsanız da sadece Kyoto’da görebileceğiniz bu özel sakura için Ninna-ji tapınağını da mutlaka ziyaret edin.


Bambu Ormanı

Tapınak ziyaretlerimizin ardından rotamızı Bambu Ormanı’na çevirdik ama önce ufak bir kahve molasını hak etmiştik. Ormana çok yakın olan, kahvelerin anlık olarak çekildiği, Beatles çalan Yamamoto adında bir kafeye oturduk. Sipariş öncesi su ve sıcak havlunun ikram edildiği kafede biz çok keyifli vakit geçirdik. Kahve sunulan fincanlara bayıldığım için de burayı çok sevmiş olabilirim. Size de burada ufak bir kahve molası vermenizi öneririm. :)


Arashiyama Bambu Ormanı, Kyoto’nun en ünlü doğal alanlarının başında gelir. Yüzlerce metre alan içinde boyu 20 metreye kadar uzayan dev bambu ağaçlarının oluşturduğu bu ormanlık alan 8. yüzyıldan beri aristokratların ve imparatorluk üyelerinin dinlenme ve doğa gezileri için tercih ettiği bir bölgeymiş. Bambunun Japon kültüründe çok önemli bir yeri var. Bu ağaçlar dayanıklılığı temsil ederken saflık ve koruma anlamlarını da taşır. Hatta kimi tapınak ve bahçelerde kötü ruhları uzak tuttuğuna inanılarak bambu ağacı yetiştirilir. Ağaçlık alan içinde yapılmış yaklaşık 1 kilometrelik bir yürüyüş yolu mevcut. Bu yol boyunca bambuların oluşturduğu görsel ve işitsel gösteriyi izlerken çok büyülenmiştik. Bambuları rüzgarda birbirine çarparak çıkardıkları ses de Japonya’da çok özel kabul edilir ve Japon hükümeti bu sesi “Korunması Gereken 100 Doğal Ses” listesine almıştır. Buraya gelmek isterseniz zamanını iyi ayarlamanız lazım çünkü kalabalıktan dolayı istediğiniz fotoğrafları çekemeyebilirsiniz.

Kyoto ve Osaka Gezi Rehberi: 2026 Sakura Döneminde Japonya’da Gezilecek Yerler

Kyoto’daki ikinci günümüzde yolculuğumuza metro ile başladık. Genelde her yere yürüyerek giden ve günde 30-40 bin adım atan bir çiftiz fakat bugünkü ilk durağımız biraz uzaktaydı: Filozofun Yolu (Philosopher’s Path). Kyoto’nun en ünlü ve en romantik yürüyüş yollarından biri olarak kabul edilen yaklaşık 2 km’lik bu yol, ismini her gün bu yolda yürüyüp meditasyon yapan Kyoto Üniversitesi profesörü Nishida Kitaro’dan alır. Küçük bir kanal boyunca uzanan bu yolun her iki yanında yüzlerce sakura ağacı bulunuyor. Özellikle sakura mevsiminde pembe beyaz bir tünelde yürüyormuş hissi veriyor insana. Herhalde bu zamana kadar yürüdüğüm en romantik yoldu diyebilirim. Bölgede birçok kafe, restoran ve el yapımı hediyelik eşya yapan dükkan da bulabilirsiniz. Yine birçok sokak lezzetini de deneyebilirsiniz ki biz öyle yaptık. Sokak yemekleri Japonya’da oldukça lezzetli ve güvenilir. Kendimizi Japon animelerinde yemek yiyenler gibi hissettik .Bu alanı gezerken birçok tarihi tapınak ve bahçeyi de ziyaret etme imkanınız mevcut. Bunlar içinde en önemlileri Ginkaku-ji ve Nanzen-ji.


Ginkaku-ji isim olarak Kinkaku-ji tapınağıyla çokça karıştırılıyor. Fakat bu benzerlik sadece isim benzerliğinden ibaret değil. Altın Tapınak’ı yaptıran Şogun Yoshimitsu’nun torunu Yoshimasa tarafından emeklilik villası olarak planlanmış, onun ölümünden sonra da Zen tapınağına dönüştürülmüştür. Altın Tapınak’a göre daha sade şekilde dizayn edilmiş bu tapınağın kelime anlamı da Gümüş Köşk. Köşkün bahçesindeki en önemli iki alan ise kum bahçesi ve yosun bahçesi. Bu tapınağın bulunduğu yer Filozof Yolu’nun da başlangıcına çok yakındır. Bu nedenle yürüyüş yoluna gitmek isteyenler yine buUNESCO listesindeki tapınağı da ziyaret edebilir.

Kyoto ve Osaka Gezi Rehberi: 2026 Sakura Döneminde Japonya’da Gezilecek Yerler

Nanzen-ji tapınağı ise japonya’nın en üst rütbeli ve en geniş alana sahip Zen tapınaklarından biridir. 13. yüzyılda imparator tarafından inziva yeri olarak yaptırılan bu kompleks de daha sonra daha önce bahsettiğimiz yapılar gibi Zen tapınağına dönüştürülmüş. Sessizlik ve doğa ile iç içe bir atmosfere sahip olan bu tapınak gelen ziyaretçilere de Zen meditasyonunu deneyimleme imkanı sunuyor. Sadece bahçesinde yürümek bile insana gerçekten büyük huzur veriyor. Filozof Yolu’nu ziyaret ettiğinizde bu büyük zen tapınak kompleksini de rotanıza ekleyebilirsiniz.

Kyoto ve Osaka Gezi Rehberi: 2026 Sakura Döneminde Japonya’da Gezilecek Yerler

Bu kadar doğa yürüyüşü ve tapınak ziyareti bizi acıktırdı. Bir restoranda bir şeyler yemek yerine bölgedeki dükkanlardan sokak yemekleri yemeyi tercih ettik. Burada ünlü Japon mantısı Gyoza ve Manju Bun yedik. Buharda pişirilen bu iki yiyecek de çok lezzetliydi. Gyoza içine daha çok kabak ve farklı türde et konulan bir mantı türü. Maju ise dışı yumuşacık ban ekmeği içinde yine sizin tercih ettiğiniz bir türde et olan buharda pişirilmiş bir hamurişi.  Sonrasında da tatlı bir bahçesi olan bir kafe bulup bahçesinde kahve içerek yorgunluğumuz bir nebze olsun hafifletmiş olduk. Kahvelerimizin ardından yola çıkıp şehir merkezine geri döndük. Buradaki ilk durağımız Kyoto’nun tarihi Gion bölgesinde yer alan en ünlü tapınaklarından biri Yasaka Tapınağı oldu.

Kyoto ve Osaka Gezi Rehberi: 2026 Sakura Döneminde Japonya’da Gezilecek Yerler

Yasaka Tapınağı

Gion bölgesinin giriş kapısı olarak da konumlanmış olan Yasaka Tapınağı Japonya’nın en ünlü ve tarihi Şinto tapınaklarından biri olarak bilinir. 7. yüzyılda inşaa edilen bu tapınak hastalıkları ve kötü ruhları uzaklaştırdığına inanılan tanrı Susanoo-no-Mikoto için yaptırılmış. Yerli ve yabancı turistler için oldukça ünlü bir yer olduğundan etrafta gezerken kimono giymiş insanlara rastlamak mümkün. Ben de kıyafetlerini çok beğendiğim bir kızla fotoğraf çektirmek istemiştim, kendisi beni kırmadı ama Çinli olduğunu da ekledi. Tapınağın hemen yanında yer alan Maruyama Park da özellikle sakura dönemi çok popüler bir yer. Yukarıda da bahsettiğim Hanami için en uygun yer diyebilirim. Sakura ağaçları altına atılan piknik masaları ve yer sofralarıyla bu ortamın tadını çıkarmak için ideal bir yer. Biz de burada oturup birer ramen söyledik. Yine oldukça memnun kaldığımız lezzetli bir öğün oldu. Tabii ki yine bu alanda da sokak lezzetlerine rastlamak mümkün. Ben bir patates canavarı olduğum için gördüğüm tatlı patates kızartmalarına dayanamadım ve hemen aldım. Oldukça hafif ve lezzetliydi. Buradan sonra karnımız tok olarak kendimizi Gion sokaklarına attık.

Kyoto ve Osaka Gezi Rehberi: 2026 Sakura Döneminde Japonya’da Gezilecek Yerler

Gion Japonya’nın en ünlü ve en iyi korunmuş geleneksel bölgelerinden biridir. Dar taş sokaklar ve ahşap evlerle birlikte birden kendinizi zamanda yolculuk yapıp eski Japonya’da bulmuş hissine kapılabilirsiniz. Ayrıca burası en önemli geisha bölgelerinden biri olarak da biliniyor. Sokakta yürürken geishalara rastlayabiliyorsunuz ama tabii fotoğraf çekerken saygılı olmak çok önemli. Bu insanlara obje muamelesi yapmamak lazım. Bu tarihi sokaklarda birçok çay evi mevcut. Ünlü japon çay seremonisine katılabilirsiniz. Birkaç yer bize biraz pahalı geldiği için katılmamıştık, uygun olan yerlerde de randevular doluydu bu sebeple çok kısmet olmadı ama çok ilgimi çeken bir etkinlik. Sokaklarda yürürken bir de Miyazaki filmlerindeki temayla süslenmiş çok tatlı bir dükkana rastladık. eğer anime ve Miyazaki seviyorsanız bu dükkana da mutlaka uğrayın. Kocaman bir Totoro girişte sizi karşılıyor.

Kyoto ve Osaka Gezi Rehberi: 2026 Sakura Döneminde Japonya’da Gezilecek Yerler

Tarihi ve doğa gezilerinden sonra biraz da vaktimizi alışverişe ayırmıştık. Japonya’da fiyatlar Türkiye’ye göre oldukça ucuz ve bir avantajı da alışveriş yaptığınız yerdeki kasada direkt Tax Free işlemi gerçekleştiriliyor ve aldığınız üründen vergi de düşerek size vergisiz fiyatla satış yapılıyor. Diğer ülkelerde bu işlemi dönüşte havalimanında yapıyorken burada her mağazada kasada yapılan bir işlem. Fakat bunun için de son tarih Aralık 2026. Daha sonra Japonya da dünyanın diğer ülkelerindeki sisteme dönecekmiş. Eğer imkanınız varsa bunu da değerlendirmek adına 2026 yılı içinde Japonya gezisi planlayabilirsiniz. Biz buradan çok uygun fiyata ayakkabı ve cilt bakım ürünleri aldık. Japonya’ya gelince tabii ki Uniqlo’ya uğramadan dönmek de olmaz. Diğer ülkedeki fiyatlara göre çok daha ucuza ve çok çeşit ürün de bulabiliyorsunuz burada. Uzun lafın kısası Japonya seyahatiniz için boş bavulla gelmekte fayda olabilir. :)


Bu uzun ve yorucu günü güzel bir akşam yemeğiyle kapatmak istedik. Bunun için de tercihimizi proteinden yana kullandık ve Japonya’nın dünyaca ünlü sığır türü olan wagyu eti demek istedik. Kyoto’da olduğumuz için de Kyoto Beef yapan bir yere gittik. Biz gittiğimizde mekanın önü o kadar kalabalık değildi fakat saat ilerledikçe kuyruklar artmaya başladı. Kyoto beef ızgaralanmış wagyu etinin pane ile kaplanıp yağda kızartılmasıyla yapılan bir yemek. Yanında farklı soslarla birlikte servis ediliyor. Çok lezzetliydi, hayatımda yediğim en lezzetli et olabilir. Wagyu türünün en kaliteli örneği ise Kobe Beef olarak geçiyor. Sadece bir bölgede yetiştirilen ve özel kontrolleri olan bir sığır türü. Bu yüzden de hem daha pahalı hem de daha lezzetli bir et ürünü. Akşam yemeği sonrası otelimize dönüp biraz dinlenmeye geçtik. Geçerken de 7-11’a uğramayı ihmal etmedik. Çok farklı ve lezzetli tatları bulabileceğiniz bir yer burası. Japonya seyahatinizde mutlaka bir 7-11 mağazasına uğrayın.

Kyoto ve Osaka Gezi Rehberi: 2026 Sakura Döneminde Japonya’da Gezilecek Yerler

Inari Tapınağı

Ertesi sabah Kyoto’daki son günümüz ve son durağımız için erkenden kalktık. Bu kez de yine bir tapınak ziyaretimiz oldu. Burası Japonya’daki en ünlü tapınaklarından Inari tapınağının ana merkezi olarak kabul edilen Fushima Inari Tapınağı. Inari, shinto inancında başarı, şans ve ticaretin koruyucusu olduğuna inanılan bir tanrı ve ondan dilekte bulunup dileği gerçekleşenler bu tapınağa kırmızı Torii denilen kapılar hediye ediyor. Inari tapınağının en ikonik yapısı olan bu kapılardan Fushima’da yaklaşık 4 km boyunca binlerce kapı bulunuyor ve ortalama tempoda tüm kapılardan geçmek 2-3 saati buluyor. Biz yaklaşık 1 saat denedik ama sonra çok yorulup vaz geçtik. Tabii aynı sürede de aşağı indik. Tapınak 24 saat açık fakat çok ünlü bir yer olduğu için en uygun fotoğraf saatleri sabah 7 öncesi olur. Çok tırmanmalı ve yürümeli bir ziyaret olduğu için daha rahat ayakkabı ve kıyafet giymekte fayda var. Yol boyunca bazı noktalarda tilki heykeline de rastlayabilirsiniz. Tilkilerin Inari’nin hizmetkarı olduğuna inanılıyor. Bu yüzden bazı yerlerde heykellerin önüne tilkilerin çok sevdiğine inanılan Inari-zushi denilen yemekler bırakılıyormuş. Bu yemek soya sosuyla kaplanmış tofunun içine pirinç konup kızartılmasıyla yapılan bir yemek. Bunu da deneyebilirsiniz.

Kyoto ve Osaka Gezi Rehberi: 2026 Sakura Döneminde Japonya’da Gezilecek Yerler

Tapınak ziyareti sonrası yine bölgede bulunan sokak lezzetlerinden denemek istedik. Tapınak çıkışında bir pazar gibi kurulu tezgahlarda çeşit çeşit yiyecekler vardı. Bizim ilgimizi çubukta ızgara yengeç, gyoza ve takoyaki (ahtapot topları) çekti. Yine oldukça beğendiğimiz bir atıştırma seansı oldu. Sonrasında yolda bir kafeden kahve alıp yolda içerek tren istasyonuna doğru yürüdük. Kahvelerimiz bittiğinde ise yeni bir sürprizle karşılaştık: sokaklarda çöp kutusu yok. Elimizde saatlerce kahve bardaklarını taşımak zorunda kaldık ve Burak artık isyan etti. En son bir dondurmacıya girip onların çöpüne attık. Japonya’da sokakta çöp kutusu olmuyormuş, insanlar çöplerini getirip evde ayrıştırarak atıyorlar. Bu konuda da oldukça katılar. Kaldığımız otelde çöpleri yanlış ayırırsak ceza yiyeceğimiz belirten yazılar asılmıştı.


Küçük Amerika Osaka

Kyoto gezimizi burada noktalayıp bir sonraki durağımız olan Osaka’ya geçmek için trene bindik. Yaklaşık yarım saat süren tren yolculuk sonrası Osaka’da indik ve karşımıza çok farklı bir şehir çıktı. Kyoto’nun o tarihi ve dingin havasından uzakta daha modern ve dinamik bir şehirle karşılaştık. Kocaman gökdelenlerle kendimizi Amerika’nın bir şehrinde gibi hissettik. Daha sonra Osaka içinde Küçük Amerika diye bir bölgenin olduğunu da öğrendik. Hemen kalacağımız daireye gidip eşyalarımızı bırakıp kendimizi şehri keşfetmek için sokaklara attık. Kaldığımız yeri Air B&B üzerinden ayarlamıştık. Şehir merkezine çok yakın bir apartman dairesiydi fakat içi eski Japon evleri gibi düzenlenmişti. Biraz da olsa o ruhu yaşamak istedik. Yer yatağı ve yere yakın masalarıyla çok tatlı bir yerdi.

Kyoto ve Osaka Gezi Rehberi: 2026 Sakura Döneminde Japonya’da Gezilecek Yerler

Dünyanın en önemli gastronomi şehirleri arasında gösterilen ve “Milletin Mutfağı” olarak bilinen Osaka şehri çok renkli ve hareketli bir yer. Hem gece hem de gündüz ayrı ayrı gezilecek dinamik bir şehir. Hem tarihi hem de modern yapıları iç içe bulabiliyorsunuz. İlk durağımız Osaka’nın kalbi de diyebileceğimiz Dotonbori oldu. Burası neon ışıkları, dev tabelaları ve sokak lezzetleriyle şehrin en kalabalık ve hareketli bölgesi. Özellikler koşan adam tabelası en çok fotoğraf çekilen noktalardan biridir. Burası ismini 1600’lü yıllarda açılan kanaldan alır ve yıllarca tiyatro ve eğlencenin merkezi haline gelmiştir. Bugün de bir sürü restoran, tiyatro ve eğlence merkezi bu bölgede bulunuyor.

Kyoto ve Osaka Gezi Rehberi: 2026 Sakura Döneminde Japonya’da Gezilecek Yerler

Osaka’nın gastronomik yapısının merkezinde ise Kuromon Ichiba Market yer alıyor. Kyoto’daki Nishika Market’e benzeyen bu kapalı pazar birçok yerel yiyeceği bulabileceğiniz bir yiyecek cenneti. Yaklaşık 200 yıllık bir tarihi olan bu pazarda taze deniz ürünleri meyve-sebzeler ve hazır yiyeceklerin satıldığı 150’ye yakın dükkan var. Yemek yeme alışkanlığınıza göre burada dolaşmak iştahınızı açabilir de kapatabilir de. Ben bazı tezgahlara çok yaklaşamamıştım. Sanırım deniz ürünlerini daha çok pişmiş ve tabakta seviyorum :) Bu marketin en büyük özelliği yiyeceklerin hızlıca hazırlanıp size sunulması. Burası kızarmış ve ızgara deniz ürünleriyle taze sushi ve sashimileri bulabileceğiniz, egzotik meyveleri tadabileceğiniz bir yer. Buraya yerel halk alışveriş için genelde sabah saatlerinde geliyormuş. Öğleden sonra da turistlerin uğrak yeri oluyor. Osaka’nın mutlaka görülmesi gereken yerlerinden biri.


Bu uzun yürüyüşler biraz karnımızı acıktırdığı için bu akşamı sushi yiyerek geçirmek istedik. Dotonbori tarafında küçük bir dükkana oturup sushi-sashimi karışık bir tabak söyledik. Yediğimiz her şey o kadar lezzetliydi ki hepsine tek tek bayıldık. Bir de hazır gelmişken sake denemek istedim fakat hiç benlik değildi. Sake pirinçten yapılan alkollü bir Japon içkisi. Sıcak ve soğuk olarak servis ediliyor. Siz de Japonya ziyaretinizde yerel bir içki olduğu için deneyebilirsiniz.

Kyoto ve Osaka Gezi Rehberi: Sake

Karnımızı doyurduktan sonra rotamızı biraz daha hareketli ışıklı sokakların olduğu Shinsekai bölgesine çevirdik. Adı “Yeni Dünya” anlamına gelse de bugün Osaka’nın Retro bölgesi olarak bilinen bir yer. 1912 yılında eğlence merkezi olarak kurulan bölgenin kuzeyi Paris, güneyi ise New York’tan ilham alınarak yapılmış. Bölgedeki en ikonik yapı ise Tsutenkako adındaki bölgenin merkezinde yer alan kuledir. Işıklı sokakları, uygun fiyatlı restoranları ve oyun salonlarıyla bugün bile oldukça ilgi çeken bir bölgedir. Buradaki eğlenceli gezimizin ardından otelimize dönüp ikinci günümüz için dinlenmeye geçtik.


Osaka 2. Gün

Sabah erkenden kalkıp otele yakın bölgede olduğu için Amerikamura’ya uğradık. Burası 70’li yıllarda Amerikan tarzı kıyafetlerin satıldığı dükkanlarla birlikte gelişmeye başladı. Daha sonra Japon gençlerinin kendilerine özgü daha batılı kültür ve trend oluşturduğu bir bölge halini aldı. Yerel dilde kısaca Amemura denilen bu bölgede vintage mağazalar, sokak sanatçıları ve daha bağımsız butiklere rastlamanız mümkün. Genelde hafta sonları ve akşamları çok kalabalık olan bu bölgeyi sabah daha sakinken ziyaret ettik. Nasıl bir kahvaltı kültürü olduğunu bu gezimizde pek çözemedik. Daha önceleri 7-11 mağazasından aldıklarımızla atıştırmalık yapıyorduk. Bu kez bir kafeye oturup kruvasan ve kahve ile kahvaltı yapıp uzun şehir turumuza bu şekilde başladık.

Kyoto ve Osaka Gezi Rehberi: 2026 Sakura Döneminde Japonya’da Gezilecek Yerler

Osaka Kalesi

Günün ikinci durağı hem tarihi hem de doğal güzelliklere sahip Osaka Kalesi oldu. Japonya’nın en görkemli kalelerinden biri olan Osaka Kalesi aynı zamanda içinde bulunduğu geniş parkta yer alan sakura ağaçlarıyla da bahar aylarında ayrı bir güzellik sunuyor. Ortaya çıkan fotoğraf kareleri nedeniyle de turistlerin uğrak noktası. Kale, Japonya’yı tek bir yönetim altında toplama amacıyla 1583 yılında 8 katlı olarak inşa edilmiş. Özellikle yeşil çatısı, altın süslemeleri ve Japonya’nın en büyük taş bloklarından oluşan devasa duvarlarıyla dikkat çekiyor. Kyoto’daki tapınaklarla kıyaslarsak burası biraz daha askeri ve biraz daha görkemli bir yapı diyebiliriz. Kale ve park birlikte hem tarihi hem mimari hem de doğal bir güzellik sunuyor. İçinde bulunduğu parkta ufak da bir gölet var. İçinde yürürken çok keyif aldık ve tabii bol bol sakura fotoğrafı çekme şansı bulduk. Kale çıkışında yine kurulmuş tezgahlardan sokak lezzeti denemeyi ihmal etmedik. Bu kez çubukta wagyu eti denedik. Sokakta satılıyor olmasına rağmen hayatımda yediğim en lezzetli ve yumuşak etler listesine en tepelerden girecek bir etti.


Kale sonrası rotamızı tekrar merkezi bölgelere çevirdik. Osaka’nın en ünlü alışveriş caddelerinden biri olan Shinsaibashi Suji’de vakit geçirdik. Şehrin en popüler ve canlı alışveriş yerlerinden biri olan bu cadde 600 metre uzunluğunda üstü kapalı bir Pazar havası veriyor. Hem modern hem de geleneksel mağazaları bulabilirsiniz. Tabii ki buraya gelmişken Uniqlo mağazasına uğramadan olmaz. Çok çeşitli ürünleri çok uygun fiyata bulabilirsiniz. Yine kaliteli ve uygun fiyatlı kozmetik ve elektronik ürünlerine de bakmanızı öneririm. Bu gezinti bizi biraz acıktırdığından Osaka mutfağını denemek için Dotonbori tarafına geçtik.


Oturduğumuz restoranda masa ortasında teppan denilen ızgara vardı. Bizdeki kendin pişir kendin ye restoranlarını hatırlattı bize. İlk olarak Takoyaki siparişi verdik. Daha önce Kyoto’da denediğimiz bu ahtapot topları özel kalıplarda pişiriliyor. Krepe benzer bir karışım içine ahtapot parçalarının konmasıyla yapılıyor. Oldukça lezzetli olan bu yiyecek ilk başta çok sıcak. Yerken dilinizin yanmaması için dikkatli olun. Daha sonra da yine yerel lezzetlerden olan Okonomiyaki siparişi verdik. Genelde Japon pankeki olarak bilinen lahana, un, su ve yumurtadan yapılan oldukça lezzetli bir yemek. Kelime anlamı ise istediğin gibi pişir demek. Bu yüzden bu ana malzemeler dışında istediğiniz şekilde ek malzemelerle yiyebiliyorsunuz. Daha önce de bahsettiğim teppan üzerinde servis ediliyor, siz küçük spatulalar yardımıyla kesip tabağınıza alıyorsunuz. Son olarak da Yakisoba söyledik. Soba karabuğdaydan yapılan ramen ve udon gibi bir erişte türü. Yakisoba ise tamamen buğday unundan yapılmış bir soba. Aslında kelime anlamı olarak kızarmış soba demek. Eriştelerin sebze ve etle birlikte kızarmasıyla yapılıyor. En belirgin özelliği ise tatlı-ekşi bir sosla servis edilmesidir. Bu da yine teppan üzerinde servis ediliyor ve siz yiyeceğiniz kadarını tabağınıza alıyorsunuz. Teppanın en avantajlı yanı, yemeklerin asla soğumaması ve hep taze şekilde yiyor olmanız. Yediğimiz her şeyden çok memnun kaldık. Hepsi çok lezzetliydi ve porsiyonlar da oldukça büyüktü. Osaka’ya gelirseniz bu yerel lezzetleri mutlaka deneyin.


Karnımızı güzelce doyurduktan sonra Osaka’daki en ilgi çeken tapınaklardan biri olan Namba Yasaka tapınağını ziyaret ettik. Bu şinto tapınağının bu kadar ilgi çekmesinin nedeni içinde bulunan 12 metrelik ağzı açık aslan heykeli. Japon inancına göre bu açık ağız kötü ruhları yutup şans ve başarı getiriyor. Genelde sınava girecek öğrenciler ve işinde başarı isteyenler tarafından ziyaret edilen bir tapınak.

Kyoto ve Osaka Gezi Rehberi: 2026 Sakura Döneminde Japonya’da Gezilecek Yerler

Osaka: Nara Park

Osaka’daki son durağımız da içerisinde serbest şekilde dolaşan geyikleriyle ünlü Nara Park oldu. Osaka’dan trenle yaklaşık 50 dakika uzaklıkta olan bu doğal park yerli ve yabancı turistlerin çok fazla ziyaret ettiği bir nokta. Özellikle ilkbaharda sakura ağaçlarının çiçek açmasıyla ayrı bir görsel şölen oluşuyor. 1880 yılında kurulan bu parkın ev sahibi konumunda olan geyikler Şinto inancına göre kutsal olarak kabul ediliyor. Buradaki geyikleri elinizle besleyebiliyorsunuz. Yine parkın içinde satılan krakerleri verebileceğiniz gibi kendiniz de kraker alıp besleyebilirsiniz. Bu akıllı hayvanlar sizden yiyecek isteyeceği zaman gelip önünüzde Japonlar gibi eğilerek selam veriyor. Ortaya çok tatlı fotoğraflar videolar çıkabilir. Bu arada dikkat etmekte fayda var çünkü geyikler elinizde gördükleri başka şeyleri de yiyecek sanıp ısırmaya çalışabilir. Evcil hayvanlar olmadıkları için ısırma ihtimalleri de az da olsa var. Burak da birkaç geyik tarafından kovalanmıştı :)


Bizim için çok keyifli ve unutulmayacak bir tatildi. Umarım, sizin içinde keyifli bir tatil olur. :) Daha fazla keşifler için Instagram hesabım @Gezmedeyinceben takip edebilirsiniz. Yeni seyahatlerde görüşene dek kendinize iyi bakın!




bottom of page