Üç Günlük Sakız Adası Rehberi
- Rotavetava

- 11 dakika önce
- 3 dakikada okunur
Yunan adalarının masmavi denizini, beyaz evlerini, dar sokaklarını, tanıdık lezzetlerini ve keyifli bir tatili hayal edin. Üstelik bu hayal o kadar da ulaşılmaz değil. Çünkü Schengen vizesiyle uğraşmadan, sadece kapıda alacağınız bir vizeyle Yunan adalarına gitmek mümkün. Serimizin ikinci yazısında rotamızı Ege'nin büyüleyici duraklarından biri olan Sakız Adası'na çeviriyoruz. Tarihi sokakları, masmavi koyları, taş köyleri ve kendine özgü atmosferiyle öne çıkan bu eşsiz adayı birlikte keşfediyor; gezilecek yerlerden lezzet duraklarına, ulaşım ipuçlarından deneyim önerilerine kadar ihtiyacınız olan tüm detayları sizlerle paylaşıyoruz. (Üç Günlük Sakız Adası Rehberi)

GÜN: Sakız Adası Merkezini Keşif
Sabah Çeşme’den ilk feribotla adaya geçiş yapıp otelinize yerleşebilirsiniz. Ben Chandris Hotel’de kalmıştım; hem merkezi konumda olması hem de deniz manzaralı odalarıyla oldukça keyifliydi. Otele yerleştikten sonra Sakız’ın kordonunda kısa bir yürüyüş yaparak güne başlayabilirsiniz. Ardından adanın en hareketli noktalarından biri olan Aplotarias Caddesi’nde vakit geçirmek güzel bir başlangıç oluyor.
Kahvaltı için Perris ya da Memeni’yi tercih edebilir, börek veya tiropita ile güne başlayabilirsiniz. Kahve molası için ise 44 Bar Coffee Shop iyi bir seçenek. Eğer ilk günden deniz keyfi yapmak isterseniz, merkeze oldukça yakın olan Glaroi Plajı’na gidebilirsiniz. Benim en keyif aldığım noktalardan biriydi.
✅Burada denize girdikten sonra plajın barında bir Glaroi kokteyl içmeden dönmeyin.
✅Akşam yemeği için ise adanın en sevilen restoranlarından biri olan I Gonia Ouzeri’yi tercih edebilirsiniz. Özellikle kalamar ve kabak çiçeği dolmasını mutlaka deneyin.
✅Günü, Sakız’ın meşhur sakızlı dondurmasıyla kapatmak isterseniz Kronos güzel bir alternatif olabilir.

2.GÜN: Güney Ada Turu Üç Günlük Sakız Adası Rehberi
İkinci gününüzü Sakız Adası’nın en karakteristik noktalarını keşfedeceğiniz bir güney turuna ayırabilirsiniz. Adada bu rotayı kapsayan günlük turlar da düzenleniyor, ben de bu şekilde gezmiştim ve oldukça pratik olduğunu söyleyebilirim. İlk durağınız, geometrik desenli evleriyle ünlü olan Pyrgi Köyü olabilir. Bu köydeki evler Xysta oyması denen bir teknikle süslenmiş ve tarihi 10. yüzyıla kadar dayanıyor. Adanın en turistik köyü olsa da dar sokaklarında dolaşmak ve Endülüs’ü andıran mimarisini yakından görmek gerçekten çok keyifli. Buradan sakız yağı almadan da dönmeyin derim.
Buradan sonra rotanızı Orta Çağ’dan kalma taş evleri ve labirent gibi sokaklarıyla dikkat çeken Mesta Köyü’ne çevirebilirsiniz. Kaleköy özelliğinde olan ve isminin hakkını veren bu korunaklı köy adanın en etkileyici duraklarından biri. Köydeki Mauna Cafe’de küçük bir mola verip “Lapita” isimli tatlıyı denemenizi özellikle öneririm.
Daha kısa bir durak olarak ise Armolia’ya uğrayabilir, burada sakız ağaçlarını yakından görebilirsiniz. Ben burada sakızın nasıl üretildiğini görüp tadına bakma fırsatı bulmuştum, oldukça farklı ve akılda kalan bir deneyimdi. Günün devamında ise deniz keyfi için Karfas Plajı’na geçebilirsiniz. Denizi sığ ve kumluk olduğu için özellikle çocuklu aileler için çok ideal bir nokta. Günün yorgunluğunu burada atmak ise gerçekten iyi geliyor. Ayrıca plajdaki işletmede pizza ve atıştırmalıklar da oldukça başarılı, deniz keyfine küçük bir lezzet molası eklemek isterseniz güzel bir alternatif olabilir.

3.GÜN: Kuzey Ada Turu
Üçüncü gününüzü ise Sakız Adası’nın daha sakin ve doğal tarafını keşfedeceğiniz bir kuzey turuna ayırabilirsiniz. Güne, adanın simgelerinden biri olan Tabakika bölgesindeki yel değirmenlerini görerek başlayabilirsiniz. Deniz kıyısında sıralanan bu değirmenler, özellikle sabah saatlerinde oldukça güzel bir manzara sunuyor. Buradan sonra rotanızı balıkçı köyü atmosferiyle öne çıkan Lagada’ya çevirebilirsiniz. Sahil boyunca sıralanan tavernalar ve sakin ortamıyla oldukça keyifli bir durak.
🎯Öğle yemeği için Nostos Taverna’yı tercih edebilirsiniz. Ben burada hayatımın en iyi ahtapotunu yedim. Ayrıca buraya özgü Mastelo peyniri ile hazırlanan Nostos Salad da en az klasik Yunan Salatası kadar güzeldi.
Yemekten sonra Agios Isidoros Şapeli’ni ziyaret edebilir, isterseniz buradan denize de girebilirsiniz. Oldukça farklı bir deneyim oluyor. Alternatif olarak Daskalopetra Plajı’nı da değerlendirebilirsiniz. Etrafı yemyeşil ve taşlık olan bu plaj, daha sakin bir deniz molası için ideal. Plajın arkasındaki kafelerde bir frappe içip kısa bir mola vermek de güzel bir seçenek.

📍Sakız Adası, kısa bir feribot yolculuğuyla bambaşka bir atmosfere geçebileceğiniz, hem pratik hem de keyifli bir rota.
Kapıda vize uygulamasıyla birlikte bu deneyim artık çok daha ulaşılabilir. Uzun planlara gerek kalmadan, kendinize küçük bir kaçış hediye etmek mümkün. Eğer siz de hem keşfetmek hem de biraz yavaşlamak istiyorsanız, Sakız Adası bunun için harika bir başlangıç olabilir.
Benimle gezdiğiniz için teşekkür ederim, yeni rotalarda buluşmak dileğiyle. Daha fazlası için Instagram’da @rotavetava’yı takip edebilirsiniz.






Yorumlar